OP. DR. ŞÜKRÜ SERDAR ESGİL

Pilonidal Sinüs (Kıl Dönmesi)

OPERASYON ÖZETİ

Operasyon süresi: 15 – 45 dakika

Sonuçların kalıcılığı: Nüks nadir

Hastanede yatış: Lazerde yok – Cerrahide 1 Gün

Hassasiyet süresi: 2 – 4 hafta

Anestezi: Lokal veya Spinal

İşe dönme süresi: Lazerde 1 gün – Cerrahide 7 – 10 gün

 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) nedir? 

Tıp literatüründe “Pilonidal sinüs” ‘Kist dermoid’ isimleriyle adlandırılan kıl dönmesi cilt altında yuvalanmış kıl yumaklarının sebep olduğu iltihabi bir hastalıktır. Hastalık oluştuktan sonra yapılacak tek şey bir genel cerrahi uzmanından destek almaktır. Çünkü kıl dönmesi belirli bir zaman sonra kendiliğinden geçebilecek bir rahatsızlık değildir. 

Daha çok kimlerde ve hangi bölgede görülür? 

Kıl dönmesi daha çok 15 – 35 yaş arası erkeklerde ve kuyruk sokumu (intergluteal oluk olarak isimlendirilen iki kalça arası üst birleşim yerinde) bölgesinde oluşan bir rahatsızlıktır. Erkeklerde kadınlara oranla 3 kat daha sık rastlanır. 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) neden olur? 

Vücutta sırt, ense, saç derisi gibi bölgelerden dökülen kılların özellikle terlemede varsa gözeneklerden derinin içine gömülmesi ve burada birikerek kistik bir yapı oluşturması ile oluşur. Zamanla bu bölgede iltihaplanmalara neden olur. Çok nadiren de bu bölgede doğuştan var olan kök hücrelerin sonra hormonal etkiler ile aktifleşmesi sonucu kıl üretimine başlaması ile olmaktadır. Kuyruk sokumu dışında daha nadir olarak göbek deliği, yüz, kasık bölgesi, parmak, koltuk altı gibi başka vücut bölgelerinde de görülebilir. Yabancı cisim olarak vücut tarafından algılanan kıllar ve tüyler apse, şiddetli ağrı, kötü kokulu akıntı gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilmektedir. Önemli olan bu problemler oluştuğunda ilerlemesine fırsat vermeden erken teşhis ve tedavisi etmektir. Maalesef toplumumuzda makat bölgesi hastalıklarında genellikle rahatsızlıklar için son evrelere kadar hekime başvurulmamaktadır. Hastalar içinde yaşadıkları durumu değil bir hekim ile paylaşmayı ailesinden bile gizleyebilmektedir. 

 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) belirtileri nelerdir? 

Sinsi ilerleyen bir hastalıktır; ama kıl ve tüylerin deri altında birikmesi sırasında bazı belirtiler verir. Başlangıç aşamasında hastayı rahatsız etmeyen bu belirtiler ilerleyen zamanlarda dayanılmayacak bir hal alabilir. Kıl dönmesinin başlangıcında akıntı sorunu vardır. İç çamaşırındaki bu nemliliği olağan karşılayan hastalar bu evrede vakadan genelde habersizdir. Bu akıntı mikroplar ile zamanla iltihap haline döner ve yeşil bir renk ve kötü kokulu bir hal veya kanlı akıntı şeklini alır. Zamanla hasta günlük aktivitelerini yapamayacak hale gelir. Akıntının kötü kokulu olması iltihap ve apseden dolayıdır. Bu apse, kızarıklık ve şişkinlik çok farklı boyutlarda olabilir. Bu belirtilerin biri ya da birkaçı ile karşılaşıldığında bitkisel formüller gibi zaman kaybına neden olan yöntemlerden uzak durarak işi uzmanına bırakmalısınız. 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) apsesi kendiliğinden boşalır mı? 

Apse çok nadiren müdahaleye gerek kalmadan kendiliğinden akıp boşalabilir. 

 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) kremle geçer mi? 

Herhangi bir ilaç kılların o bölgeden çıkmasını sağlayamadığı için kıl dönmesinin henüz bitkisel yollarla ya da ilaç tedavisi ile ortadan kaldırılması mümkün bir hastalık değildir. Tıbbın geldiği aşamada halen daha hiçbir ilaç; vücudunuzda deri altına girmiş bir kılı yok edecek kadar etkide bulunamaz. 

 

Kıl dönmesi koku yapar mı? 

Kıllara reaksiyon olarak zamanla oluşan ve sinüs ağzından dışarıya doğru akan apse kötü kokuya neden olur. 

 

Kıl dönmesinde (Pilonidal sinüs) risk faktörleri nelerdir? 

Hareketsiz yaşamın pek çok hastalıkta olduğu gibi kıl dönmesinde de zemin hazırlar, özellikle masa başı işlerde çalışan kişilerin karşılaştığı sağlık sorunlarından biridir. Yapılan araştırmalara göre dik bir şekilde oturmanın kıl dönmesi sıklığını azalttığı bildirilmektedir. Bu nedenle masa başı işlerde çalışırken ya da gündelik yaşamda dik bir pozisyonda oturmayı tercih etmekte fayda vardır. Binicilik gibi sürekli oturarak yapılan işlerde kıl dönmesi sıklığında artmaktadır. 2. Dünya Savaşı döneminde de sürekli jeep kullanmak zorunda kalan askerlerin büyük bir çoğunluğunda kıl dönmesi ortaya çıkmıştır. Belirli bir zaman sonrası bu vakalar “jeep hastalığı” olarak isimlendirilmiştir. Risk faktörleri oluş sıklığına göre aşağıdaki gibi sıralanabilir. 

  1. Hareketsiz yaşam 
  1. Obezite 
  1. Yetersiz kişisel hijyen ve bakım 
  1. Vücuttaki aşırı kıl yoğunluğu 
  1. Fazla terleme 
  1. Kıl dibi iltihabına genetik yatkınlık 

 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) bulaşıcı mıdır?  

 

Kıl dönmesi kişiden kişiye ya da aynı hastada farklı noktalara bulaşan bir hastalık değildir. 

 

Kıl dönmesinde (Pilonidal sinüs) kaç delik olur? 

Çoğu zaman deride küçük bir veya birkaç delik görülür. Nadiren çok sayıda delik olur. Bazen deliklerin içerisinden kılların ucu görülebilir. Kuyruk sokumundaki orta bölüm boyunca uzanmış olan sıralı delikler, kuyruk sokumu bölgesinin çevresine de taşabilir. Orta hatta bulunan delikler genelde giriş noktasıdır. Çevresindekiler ise çıkış noktası kabul edilir. Bu çıkış noktaları içerisinden cilt dışına çıkan kokulu, kokusuz ya da kanlı akıntılar görülebilir. 

 

Kıl dönmesinde (Pilonidal sinüs) hangi hastalıklarla karışabilir? 
Kıl dönmesi ayırıcı tanısında aşağıdaki hastalıklara dikkat edilmelidir 

– Makat fistülü (perianal fistül) 
– Cilt çıbanları 
– Frengi çıbanları (granülom) 
– Kemik iltihabı (osteomyelit) 

Kıl dönmesinde (Pilonidal sinüs) makatta olur mu? 
Makatta olan kıl dönmesi ‘perianal pilonidal sinüs’ kıl dönmesinin makat kenarına açıldığı çok nadir bir durumdur. Makatta olan kıl dönmesinin üç nedeni vardır: Kıl dönmesi aşağı yöne doğru ilerleyip bir makat çatlağı (anal fissür) veya makat fistülü oluşturabilir, Mevcut olan bir makat fistülü (perianal fistül) içine kıl dolabilir. Sağlıklı makat derisi içine kıl girebilir ve kuyruk sokumunda olduğu gibi makat derisinde yabancı cisim reaksiyonu oluşturur. 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) hastalığının kaç tipi vardır? 
 
1. Akut kıl dönmesi apse ile seyreder 
2. Kronik kıl dönmesi hastalığı akut atakların tekrarlaması ile olur 
3. Tekrarlayan ve komplike olmuş kıl dönmesi hastalığı 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) tedavi edilmezse sorun olur mu? 
Kuyruk sokumunda apse ve akıntılar sürekli bir hal alır. Yıllarca süren kronik ve iltihabi akıntılar sonrasında düşük bir oranda da olsa kıl dönmesinden (pilonidal sinüs) epidermoid kanser gelişebilir. Kıl dönmesi zemininde ortalama 23 yıl sonunda, 50 yaş civarında ve dört erkeğe karşı bir kadında pilonidal kanser geliştiği belirlenmiştir.  

Kıl dönmesi kanser yapar mı? 

Kıl dönmesinin kanserleşmesi pratik olarak söz konusu değildir. Kıl dönmesi zemininde bir cilt kanseri olan epidermoid karsinom görülebilir. 

 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) nasıl geçer; kendiliğinden ameliyatsız düzelir mi? 

Pilonidal sinüs tedavisinde cerrahi yöntemler kullanılır. Cerrahi dışı yöntemler genellikle etkisiz kalmaktadır. Akut iltihaplı sinüslerde basit insizyon ve drenaj uygundur. Klasik tedavi ise total eksizyon ve yaranın kapatılması veya açık bırakılmasıdır. Hastalığın kendiliğinden düzelme ihtimali de asla yoktur. 

 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) tedavisi nasıldır? 

Tanı konulduğunda apse var ise ilk yapılması gereken apsenin boşaltılıp temizlenmesi ve hastanın rahatlatılmasıdır. Enfeksiyon verilecek tedavi ile tamamen iyileşince ortalama 2 – 4 hafta sonra operasyon planlanır ve tekrar apse oluşup ilerlemesine fırsat vermemek gerekir. Apse boşaltma işlemi modern klinik ve hastanelerde 5 dakika gibi kısa bir zaman diliminde yapılır. Cilt üzerinde iz bırakmayan küçük bir kesi ile apse boşaltılır ve içi özel bir sıvı ile temizlenerek kapatılır. Genel Cerrahi Uzmanlarının yaptığı bu işlemin deneyimli ellerde yapılması şarttır. İlk muayenede hafif reaksiyonel sıvı dediğimiz iltihapsız akıntı ve sinüs ağzı dediğimiz tanı kriterleri mevcut ise iltihaplanmasına fırsat vermeden ilk fırsatta operasyon planlanmalıdır. 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) ameliyatında hangi cerrahi yöntemler uygulanır?  

Lazer tekniği: Bu teknik İngilizce kaynaklarda ‘’Fistula laser closure’’ veya kısaltılmış adı ile ‘’FILAC’’ olarak veya ‘’Laser ablation of the fistula tract’’ yada kısaca ‘’LAFT’’ adlandırılmaktadır. Lazer ile fistül kapatılması tekniği ilk olarak 2011 yılında Almanya’da Wilhelm tarafından makat fistülü tedavisi için tanımlanmıştır. Buradaki ana mantık, boşluğun adeta silikon ile dolgu yapar gibi, lazer ile yakılarak kapatılmasıdır. Lazer 1,470 nm dalga boyunda ve 13 watt gücünde olup, kıl dönmesi boşluğu yolunun fırça ile temizlendikten sonra ince bir kürdan çapında olan lazer çubuğu ile fistül tünelinin 360 derece dairesel olarak (radyal fiber ile) yakılarak fistül yolunun kapatılmasıdır. Bu teknik komplike olmamış olgularda rahatlıkla lokal anestezi ile uygulanabilmekte ve işlem sonrası ağrısız, daha çok yanma hissi ile seyretmekte ve sonuçları gayet iyi olan güncel bir tekniktir. Lazer tekniği Bascom tekniği ile birlikte de (kombine) yapılabilir, ancak sıklıkla ek bir delik açmadan, yada kesi yapmadan ve hastanın mevcut olan fistül deliğinden girilerek yapılması tercih edilir. 

Bascom tekniği: Kıl dönmesinin ameliyatsız tedavisinde ‘’Bascom tekniği’’ veya ‘’sinüsektomi’’ olarak adlandırılan bu teknikte lokal anestezi ile kıl kesesinin olduğu küçük bir alan çıkartılır ve bazen fistüller arasındaki ilişkileri kesmek gerekebilir. Bu teknik, ilk olarak 1980 yılında Bascom tarafından tanımlanmış olup, tekrarlama oranı hayli düşüktür. 

Flep yöntemi: Limberg, Karydakis, S flep vb. gibi flep yöntemleri tercih edilebilir. Buradaki tedavinin esası farklı bir bölgedeki dokuları oluşan boşluk alanına kaydırmak ve hastalığın meydana geldiği orta hattın yönünü saptırmaktır.  

Primer kapatma: Kistin cerrahi olarak çıkartılıp, yaranın karşılıklı dikilmesidir. Bu teknik pratik bir yöntemdir. 

Açık bırakma: Kistin cerrahi olarak çıkartılıp, yaranın açık bırakılmasıdır ve sekonder iyileşme olarak ta adlandırılır. Apseli olan olgularda tercih edilir. Yaranın kapanması 3-6 ay arasında zaman alır.  

İntrofleksiyon: Kistin cerrahi olarak çıkartılıp, yaranın orta hatta doğru kısmi olarak kapatılmasıdır. Yaranın kapanması 2-3 ay arasında zaman alır. 

Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi var mıdır? 

Küçük bir operasyon dahi olsa ameliyat kavramı hastaları korkutur. Muayene olmak, tetkikler yaptırmak, anestezi almak ve hastanede yatış gibi bir süreci gözünün önünden geçiren ve ameliyattan uzak duran kişilerin sayısı çoktur. Durum böyle olunca birçok hasta ameliyatı son çare düşünür ve alternatif tedavi yolları denemeyi seçer. Bu nedenle de hastalık ilerleyerek daha ağır belirtiler vermeye başlar. Ameliyatsız bazı yöntemde ilgili bölgeye gümüş nitrat gibi ilaç enjeksiyonu yapılır. Fakat bu yöntemler maalesef cerrahi tedavi kadar etkili değildir ve yüksek ihtimalle tekrarlama olasılığı bulunur. 

Kıl dönmesi tedavi edilmezse ne olur? 

Eğer mevcut kıl dönmenizi bilmenize rağmen bununla ilgili herhangi bir tedaviyi olmuyorsanız kıl dönmesi zamanla büyür. Böylelikle yapılacak her tedavideki cerrahi işlemlerde büyüyecektir. Bunların dışında literatürde yer alan tedavi edilmediği taktirde nadiren de olsa cilt kanserine yol açtığı bulguları da mevcuttur. 

 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) ameliyatı nasıl yapılır? 

Kıl dönmesi ameliyatı steril bir ortamda ameliyathane şartlarında yapılır. Kıl dönmesinde tartışmasız en etkili tedavi seçeneği cerrahidir. Ameliyatsız yönteme göre hastalığın tekrarlama olasılığı çok daha düşüktür. Ameliyat sorunlu bölgede iz bırakmayacak küçük bir kesik açılarak gerçekleştirilir. Ameliyattan sonra kesi bölgesi iyi bir şekilde temizlenir ve sonrasında estetik dikiş atılarak kapatılır. Lokal anestezi ile yapılan, anestezi ve hastanede yatış gerektirmeyen mikro sinüsektomi yöntemi en az riske sahip olan operasyon olduğundan giderek daha fazla tercih edilmeye başlanmıştır. Operasyondan sonra hastanın vücudunda iz kalmaması, hastanede yatmayarak gündelik yaşamına geri dönmesi ve 20-30 dakika gibi kısa süreli bir işlem olması ve klasik cerrahi işlemle aynı sonucu vermesi nedeniyle hasta ve doktorlar tarafından tercih edilmektedir. Ama bu yöntem erken evre ve küçük kıl dönmelerinde uygulanır. Geç kalınmış ve büyük kıl dönmelerinde aynı işlem spinal anestezi (belden aşağı uyuşturularak) altında risksiz bir şekilde yapılmalıdır. Bu durumda hastanede 1 gece yatış gerekmektedir. 

 

Operasyon öncesinde hangi konuda dikkatli olunmalıdır? 
Kan sulandırıcı ilaçlar (Aspirin®, Coraspin®, Ecoprin®, Dispril®, Coumadin®, Heparin®, Plavix®, Pradaxa® vb.), romatizma ve ağrı kesici ilaçları, insülin, demir ilacı veya antibiyotik kullanıyorsanız doktorunuzu uyarınız. Kan sulandırıcı ilaçların işlemin 7-10 gün öncesinden kesilmesi gereklidir. Ayrıca mutlaka allerjileriniz konusunda doktorunuzu uyarınız. Sıklıkla, kan sulandırıcı ilaçlara, işlemden 5-7 gün sonra tekrar başlanılabilir, ancak bu konuda mutlaka doktordan onay almak gerekir. 

 

Kıl dönmesi tedavisinde ameliyat kesin çözüm müdür? 

Ameliyat ve lazer uygulaması kesin çözümdür. Tekniklere göre değişmekle birlikte, kıl dönmesi ameliyatı sonrasında, %1-30 arasında değişen nüks veya tekrar etme oranları mevcuttur. Bu nüks oranının düşük olması bizim vaka serilerimizde olduğu gibi %1’in altında olması hastanın doktorun önerilerine uyması, yara bakımı ve hijyenine dikkat etmesi, kontrollerini ihmal etmemesi ve son olarak da ameliyat bölgesi ve çevresinde lazer ile kıl köklerinin temizlenerek epilasyon uygulanmasıdır. 

Kıl dönmesi hastalığının tekrarlamasında ameliyatın acil veya planlı yapılması fark yaratır mı? 
Doll ve ark. 2013 yılında kıl dönmesi ameliyatı geçirmiş olan 586 hastanın 7-25 yıllık dönemdeki sonuçlarını incelemişler ve planlı ameliyat geçiren hastalarda nüks oranın, acil ve iltihaplı iken ameliyat olanlara göre daha az olduğunu belirlemişlerdir. 

Kıl dönmesi hastalığının tekrarlamasını önlemek için lazer epilasyon etkili midir? 
Kıl dönmesi hastalığında operasyon sonrası 3-4 seans şeklinde yapılan lazer epilasyonun gayet etkili olduğu çeşitli çalışmalarda bildirilmektedir. Uzun dönem ayda bir kez tüy dökücü krem kullanmak daha zor olduğu için lazer epilasyon operasyon sonrası önermekteyiz. 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) ameliyatı ne kadar sürer? 

Operasyon kıl dönmesinin büyüklüğüne bağı 15 – 45 dakika arasında sürmektedir. Belinizden yapılan bir iğne ile (spinal anestezi de) ortalama olarak 2-3 dakika sonrasında uyuşma belirtisini gösterecektir ve ameliyat sırasında yüz üstü olarak yatacaksınız. 

 

Lazerle kıl dönmesi ameliyatı can acıtıcı mıdır? 

Lazerle ameliyatsız, acısız, ağrısız kıl dönmesi tedavisi yapılmakta, hastalar günlük yaşamlarına kısa sürede dönmektedir. Lokal anestezi yardımıyla kuyruk sokumunda oluşan kıl kesecikleri lazer ışınları ile yakılmaktadır. Cerrahi tedavide olduğu gibi kesi yapılmamakta ve acı hissedilmemektedir. 

 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) ameliyatı zor mudur? 

Operasyon sonrası ağrılar klasik ağrı kesici ile kesilir. Operasyon esnasında anestezi olduğu için ağrı hissedilmez.  

 

Kıl dönmesinde (Pilonidal sinüs) hastanede yatılır mı? 

Hastaların çoğunda önemli bir ağrı problemi yaşanmaz. Sadece cerrahi müdahale ve spinal anestezi olan hastalarda ameliyat sonrası 1 gece hastanede kalınması yeterlidir. Lokal anestezide gerekmez. 

 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) ameliyatı sonrası yara bakımı nasıldır? 

Uzun süre pansuman gerekmez, ilk konulan pansuman 48 saat sonra açılır ve operasyondan 72 saat sonra banyo yapılır. Ayrıca yara bakımı veya pansuman gerekmez 

 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) ameliyatı sonrası ne kadar sürede iyileşir? 

İyileşme süresi ortalama 4-7 haftadır.  

 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) ameliyatı sonrası nüks yani tekrarlama olasılığı nedir? 

Hijyen ve operasyon sonrası doktorun önerilerine dikkat edilmesi durumunda %1 kadar hatta daha düşük olduğu yılların verdiği tecrübe ile sabittir. Fakat hijyen ve önerilere dikkat edilmediğinde nüks oranı % 20-25’lere kadar çıkabilmektedir. Yüksek nüks oranı olmasının nedeni kıl dönmesine neden olan etkenler ortadan kalkmamıştır. 

 

Kıl dönmesi ameliyatından sonra iz kalır mı, kaşıntı olur mu? 

Her ameliyat sonrası olduğu gibi bu operasyon sonrasında da tabiki cilt yapısı ile iz kalması çok alakalı olsa da kullanacağımız özel cilt dikiş malzeme ve teknikleri; operasyon sonrası uygulanmasını önereceğimiz tedavi ile genelde minimal düzeyde belli belirsiz bir iz kalmaktadır. Mikrosinüsektomi veya lazer tedavisi gibi yöntemler daha az ve küçük yara izi ile sonuçlanır. Ancak daha büyük dokuların çıkarılması gereken ameliyatlarda, kesi yapma ve dikiş atılması söz konusu olduğundan daha büyük yara izleri söz konusudur. İzin büyüklüğü ve şekli, kesinin büyüklüğüne, çıkarılan doku büyüklüğüne, dikiş tarzına ve hastanın dokusunun iyileşme kabiliyetine bağlı olarak değişir. Kaşıntı, yaranın “taze” dönemden “iyileşme” dönemine geçmesinde, yeni cilt dokusunun üretimi sırasında şiddetlenebilir. Bu esnada cildin kolajen üretimi artar ve yara yeni cilt hücreleriyle sarılmaya başlar. 

Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs) ameliyatı sonrası ne kadar istirahat gerekir? 

Kıl dönmesi ameliyatı rapor süresi ne kadar diye merak edenler için ise 10+10 olarak verilmektedir. Kendini iyi hissedenler 7 – 10 gün sonra iş başı yapmak isterlerse yapabilirler. Lazer ile kıl dönmesi tedavisinde hastalar kısa sürede günlük yaşantılarına dönebilmektedirler ve ağrı ve acıyı yok denecek kadar az hissederler. Cerrahi ameliyat sonrası dikişler operasyondan 2 hafta sonra alınır. Bu süre boyunca hastanın uzun süre oturma veya araba kullanmak gibi aktivitelerden kaçınması gerekir. Sigara içen, diyabeti olan veya obez hastalarda yaranın iyileşmesi gecikebilir. 

 

Ameliyatsız Lazer yöntemi ile kıl dönmesi tedavisinin hastaya sunduğu avantajlar nelerdir? 
• Genel anestezi gerektirmemesi, lokal ile yapılabilmesi ve sağlıklı dokuya zarar verilmemesi, ek tahlil gerektirmemesi; anestezi almaya engel durumu olan hastalarda da rahatlıkla kullanılabilmesi 
• Muayenehane koşullarında uygulanabilen küçük bir girişim olması, ağrının yok denecek kadar çok az olması 
• İşlem sonrasında yatak istirahati gerektirmemesi hemen gündelik hayata dönebilme 
• Nüks oranının düşük olması ve nüks ederse aynı yöntemle tedavi edilebilmesi 
• Çok az bir kesi izi kalması, kozmetik sorun olmamasıdır.